Anıt Sayaç Kadın Cinayetleri Üzerine Ne Anlatıyor?

0
240

Pınar Eldemir  
Kadir Has Üniversitesi, Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi, Misafir Araştırmacı – [email protected]  

Anıt Sayaç
 Kadın Cinayetleri Üzerine Ne Anlatıyor?  

Öfkeliyiz. Çünkü kadınlar farklı yerlerde ama benzer kişiler tarafından benzer sebeplerle öldürülüyoruz ve öldürülmeye de devam ediyoruzBazen bir tartışma sonucu, bazen boşanmak istediğimiz için, bazen kıskançlık yüzünden, bazen ayrılmak istediğimiz için, bazen çocuğumuzu korurken, bazense sebebi bilinmeyen sebeplerle öldürülüyoruz. Bizi eşimiz, sevgilimiz, çocuğumuz, akrabamız, komşumuz, kayınpederimiz, tanıdığımız ya da tanımadığımız birileri öldürüyor. Bazen ateşli silahlar ve kesici aletlerle öldürülürken, bazense boğularak, darp edilerek, yüksekten atılarak, asılarak, yakılarak, bir araba kazasında ya da nasıl olduğu belli olmayan bir şekilde öldürülüyoruz. Faillerimiz ise ya intihar ediyor ya tutuklu ya da yakalanamıyor bile. Bu yazıda bu sene içinde şimdiye kadar öldürülen kadınlardan bahsetmek ve İstanbul Sözleşmesi’nin neden yaşattığı üzerinde durmak istiyorum.  

Bu metni yazarken anitsayac.com sitesinden 15.08.2020 tarihinde aldığım bilgileri kullandım ve 2020 yılının Ocak-Ağustos arasını inceledim. Başlamadan siteye dair biraz bilgi vermek istiyorum. Kadın cinayetlerine yönelik bir dijital arşiv olan anitsayac.com sitesinde kadınların nerede, ne zaman, kim tarafından, nasıl öldürüldüğünü, öldürülen kişinin reşit olup olmadığını, faile ne olduğunu ve bu cinayete yönelik yerel medyaya yansıyan haber örnekleri yer alıyor.  

Kadınlar ne zaman öldürüldü? 

Ocak-Ağustos aralığına baktığımız zaman toplamda 223 kadının öldürüldü. Bu tabloya baktığımız zaman kadın cinayetlerinin nisan ayı itibariyle artışa geçtiğini görüyoruz. Bunun sebebini pandemi kriziyle ilişkilendirmenin mümkün olduğunu düşünüyorum. Bunu göstermek için en yüksek ölüm oranın olduğu mayıs-haziran-temmuz aylarındaki cinayet sebeplerine bakmak istiyorum.  

Mayıs ayında aldatma şüphesi, boşanma talebi, kıskançlık ve kaza sonucu öldürülen 7 kadın, bir tartışma sonucu 11 kadın öldürülürken 22 kadının neden öldürüldüğü tespit edilememiş. Haziran ayında 4 kadın boşanmak istediği için, 4 kadın husumet, kıskançlık, reddedilme gibi sebeplerden ötürü, 12 kadın bir tartışma sonucu öldürülürken 26 kadının neden öldürüldüğü ise tespit edilememiş. Temmuz ayında ise 18 kadın bir tartışma sonucu, 5 kadın boşanma ve ayrılma talebi sonucu öldürülmüş ve 15 kadının ise neden öldürüldüğü tespit edilememiştir.  

Kadınlar neden öldürüldü? 

Kadınların neden öldürüldüğüne baktığımız zamansa kan donduran ve bir o kadar da sıradanlaşan sebepleri görmek mümkün. 108 kadın tespit edilemeyen sebeplerden öldürülürken, 70 kadın bir tartışma sonucu öldürülmüş. Boşanma talepleri, reddedilme, ayrılma isteği ve kıskançlık gibi motivasyonlarla öldürülen kadın sayısı da oldukça yüksek ve 15 kadın bu sebeple öldürülmüş.  

Kadınları kim öldürüldü?  

Kadınları kimin öldürdüğüne baktığımız zaman 66 kadını kimin öldürüldüğü tespit edilememiş. 58 kadını kocası, 20 kadını sevgilisi, 20 kadını tanıdığı birisi, 13 kadını oğlu, 9 kadını babası, 9 kadını eski kocası, 7 kadını ise tanımadığı birisi öldürmüş. Bu listenin devamında damadı, akrabası, dini nikahlı eşi, arkadaşı, komşusu, ailesinin tanıdıkları, beraber yaşadığı kişi, eski sevgilisi, kayınpederi ve kuzeni gibi kişiler de yer alıyor. Burada kocası tarafından öldürülen kadınlara baktığımızda en yüksek oranın tartışma, sonrasında ise ayrılma/boşanma talepleri sonucu öldürülmelerden kaynaklandığını görüyoruz. Aynı zamanda kocası tarafından sebebi bilinmeden öldürülen çok fazla kadın var.  

Kadınlar nasıl öldürüldü? 

Kadınların nasıl öldürüldüğüne baktığımız zaman ise 103 kadının ateşli silahla, 39 kadının kesici aletle, 13 kadının boğularak, 27 kadının ise diğer sebeplerle öldürüldüğünü görürken, 41 kadının nasıl öldürüldüğü tespit edilememiş.  

Burada dikkat çekici olan şey ateşli silah yüzünden ölen 31 kadın ve kesici alet dolayısıyla ölen 27 kadının faili o kadınların eşleri.   

Faillere ne oldu? 


Faillerin 104’ü tutuklandı, 88’inin nerede olduğu tespit edilemedi, 31’i ise intihar etti. Tutuklananların kaç tanesinin afla kamusal yaşama karıştığını bilmiyoruz ancak bunun bir şekilde gerçekleşeceğini biliyoruz. Peki burada ne yapmak gerekiyor? İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilmemek lazım. Kolun kırılıp yen içinde kalması lazım. Faile fail demek lazım. Bireysel silahlanmaya yönelik önlemlerin alınması lazım. Psikolojik şiddetin de şiddet olduğunu görmek ve bunun fiziksel şiddetle iç içe gittiğini anlamak lazım. Ancak en önemlisi ise dayanışma içinde olmak çünkü hepimiz Pınar Gültekin’iz, Şule Çet’iz ve Ceren Damar’ız!