Asya Durmaz: “Veri Kaynağı, TÜİK’in ve bakanlık raporlarının karmaşıklığına bir çözüm olarak çıktı.”

0
296

Türkiye açık veri konusunda oldukça kısıtlı imkanlara sahip. Erişime açık olanları bulmak ve anlayabilmek oldukça zor. Medya okuryazarlığının öneminin artmasıyla birlikte, Veri Kaynağı adından daha çok söz ettirecek. Herhangi bir araştırma yaparken veya akademik bir makale yazarken güncel ve doğru veriye ulaşmak bir hayli zor. Veri Kaynağı bu boşluğu 1,5 yıldır doldurmaya çalışıyor. Veri Kaynağı nasıl çalışır, neler yapar sorularını projenin koordinatörü Asya Durmaz’la konuştum.

Kocaeli Üniversitesi’nde okuyan biri olarak rahatlıkla bir gazetede staj yapabilir, televizyonda çalışabilirim. Fakat değer yaratmanın, insanlara doğruyu göstermenin en önemli nokta olduğuna karar verdim. Eğer gerçekten okuyucuya güven vermek istiyorsanız veriyle çalışmak gerçekten şart. Ben de aldığım veri gazeteciliği eğitimlerini uygulayabileceğim İzlemedeyiz Derneği ile tanıştım. Daha çok Veri Kaynağı’nın videolarına katkıda bulunmuş olsam da Doğruluk Payı’nın içeriklerine de biraz hakimim. Benim için oldukça anlamlı bir proje olan Veri Kaynağı’nı başından beri bu işin içinde olan Asya’dan dinleyin istedim. Asya ile birbirimizi tanımadan çevrimiçi olarak birlikte çalıştık. Yüz yüze olmamamıza rağmen bana çok büyük emek sarf etti.

Site şuan 900 civarında grafiğe sahip. Bu grafikler Türkiye ve dünya gündemine hakim olmak açısından oldukça büyük bir kaynak. Elimizde olan verileri, takipçiler için daha anlaşılır kılmak adına bir konu çerçevesinde videolaştırdık. Bu videolar aslında birçok konuya ışık tutacak nitelikte. Verilerin anlattığını ses ve görüntüyle birleştirerek daha güçlü hale getirdik. Keza bu durum Doğruluk Payı’nın iddia kontrolleri için de geçerli. Değerlendirmeler veriler ve raporlar üzerinden yapılıyor. Bunlar benim nacizane kendi gözlemlerim. Asya’nın tüm bunların hepsine daha detaylı ve tatmin edici açıklamaları var. Sivil toplum kuruluşlarında verinin önemi ve İzlemedeyiz Derneği’nin çalışmaları, tüm bunların yanı sıra Asya’nın kendi düşünceleri..

1-Asya Durmaz kimdir, nelerden hoşlanır, öncelikle kendinden bahsedebilir misin?

2015 yılında Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldum. Ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Genel Sosyoloji ve Metodoloji bölümünde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Lisans eğitimim sürecinde medyaya olan ilgim sebebiyle çeşitli gazetelerde stajlar yaptım. Fakat hem okuduğum alanı hem de ilgi alanımı tam olarak birleştiren işe İzlemedeyiz Derneği bünyesinde sahip oldum. Türkiye’de hızlı değişen gündem sebebiyle takipten bir an bile uzaklaşamadığımız gündem akışı hobim iken işim oldu diyebilirim.

2-Sence; Veri nedir, ne işe yarar, senin hayatında ki nasıl bir yeri var, en çok hangi verilerle uğraşmayı daha çok seviyorsunuz ?

Verilerle uğraşmak dışarıdan bakıldığında sadece bu alanda uzmanlaşmış kişilerin tekelindeymiş gibi gözüküyor. Özellikle sosyal bilimlerden mezun kişiler, lisans süreçlerinde de bu tarz eğitimler almadıkları için veriyi anlamalarının ve programları kullanmalarının zor olacağını düşünüp kendilerini uzakta konumlandırıyorlar. Aslında veri çevremizi anlamlandırmamıza ve daha rahat kavramımıza yarayan yegane araçlardan biri. Ama genellikle biraz da kolaycılığa kaçıp hem Türkiye’de hem dünyada tartışmalar veriler üzerinden değil değerler üzerinden yürüyor ne yazık ki.

Veri Kaynağı projesiyle birlikte Türkiye’ye dair tüm sosyo-ekonomik verilerle uğraşmama rağmen en sevdiklerim genellikle spor ve ekonomi üzerine olanlar. Çünkü hakkında en çok yanlış bilgilerle tartışma yürüyen konular da genellikle bu ikisi oluyor. Futbola ve özellikle Beşiktaş’a olan ilgim ve takibim çocukluğumdan beri vardı fakat şimdi verileri kullanarak bir çok kişinin bu konudaki istatistikleri görmesine de aracı olmuş gibi hissediyorum.

3-İzlemedeyiz Derneği’nden ve projelerinden ve Veri Kaynağı projesinden bahseder misin, senin için nasıl bir yolculuk oldu?

İzlemedeyiz Derneği’ne, 2014 yılında kurulmuş bir medya girişimi diyebiliriz. Kurulduğu günden bugüne sürmekte olan Doğruluk Payı projesi ile dünyada fact-checking olarak bilinen Türkiye’de ise iddia kontrolü olarak adlandırdığımız siyasilerin söylem analizini yapmaktadır. Doğruluk Payı’nda siyasilerin demeçlerini incelerken kamuya açık verilere ihtiyaç duyuyoruz. Aslında biz bu süreçte veriye ulaşmanın ve insanlara onu en basit şekliyle aktarabilmenin ne kadar önemli olduğunu daha da anladık. Bu sebeple de Veri Kaynağı, veriyle uğraşan insanların ortak yarası olan TÜİK’in ve bakanlık raporlarının karmaşıklığına bir çözüm olarak çıktı diyebiliriz. Türkiye’de verilere ulaşılamıyor diyemeyiz. Fakat hem birçok farklı sitede parçalı halde olmasından hem de açık veri formatına uygun olmayan şekilde sunulmasından ötürü kullanım rahatlığı sunmuyor. Biz Veri Kaynağı içerisinde şu anda yaklaşık 900 içeriği en sade haliyle kullanıcılara ulaştırdık. Hem grafiklere hem veri setlerine hem de kaynağa rahatça ulaşabilmektedirler. Kendi özelimde cevaplamam gerekirse, benim de bu içerikleri hazırlarken çok farklı konularda ve alanlarda bilgim arttı diyebilirim.

4-Veri Kaynağı’nın amacı nedir, yayın formatınız ne, nasıl içerikler üretiyorsunuz, gelecek planlarınız ne olacak?

Veri Kaynağı’nın temel amacı Türkiye’de veri okuryazarlığının gelişmesine ve kutuplaştırıcı dilden ziyade veri bazlı tartışmaların artmasına katkı sağlamak. Karmaşık excel tabloları yerine yalnızca bir görsel içerisinde Türkiye’nin büyüme oranlarını ekonomiye dair çok fazla bilgisi olmayan bir kişinin de kolayca algılayabilmesine aracı olmak diyebilirim. İçeriklerimiz en temelde sitemizde yer alan veri setleri ve grafiklerden oluşuyor. Ayrıca Facebook, Twitter, Instagram ve Whatsapp kanallarından da günlük akış sağlıyoruz. Yaklaşık altı aydır ise Youtube kanalımızda da yer alan kısa, bilgilendirici video içerikler üretiyoruz. Ayrıca, iki haftada bir belirli temalarda veri bazlı testler yayınlıyoruz. Önümüzdeki süreçte, Veri Kaynağı’nı kullanıcıların ellerindeki araştırmaları kaynaklarını ve yöntemlerini belirterek siteye girebildiği bir kamu kaynağı aracı haline dönüştürmeyi hayal ediyoruz. Çünkü açık veriye kolay ulaşım herkesin hakkı. Biz de bunun yayıldığını görmeyi umuyoruz.

 

5-Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşları(STK) veriye ne kadar değer veriyor, veriyi ne sıklıkla kullanıyorlar ?

Aslında son yıllarda hem STK’lar hem de medya kuruluşları veriyle oldukça entegre bir hale büründüler. Çünkü bilgi kirliliği ne kadar artsa da insanların bilgiye ulaşım kanalları da o kadar arttı. Kullanıcılar da bu kanallar içerisinde en sade ve anlaşılır olana yönelmek istiyorlar. Bu sebeple de kurumlar ister yıl içerisindeki çalışmaları olsun ister yıl sonu rapor ya da bültenleri olsun veri bazlı bir çıktı sunmak istiyorlar. Türkiye’de veri bazlı çalışmalar henüz yeterli seviyeye gelmese de bu uğraşların olması veri bazlı çalışmaların ve veri gazeteciliğinin artacağına bir işaret bence.

6-Bir STK kuruluşunda çalışmak ve veri odaklı bir projede yer almak nasıl bir tecrübedir ve artıları eksileri nelerdir ?

Bir STK kuruluşunda çalışmayı genelleyemesem de çalıştığım kurum adına söyleyebilirim ki gençlerin yoğunlukta olduğu bir kurumda çalışmak ve fikir tartışmaları ile daha ileriye gitmek hepimiz için büyük bir şans. İzlemedeyiz’den önce bir STK’da çalışma deneyimim olmamıştı. Burada çalışmaya başlayalı yaklaşık 2,5 yıl oldu ve geldiğimden beri içerideki her projenin neredeyse her etabında yer aldım. Bu da bana daha önce bilgim olmayan konularda çok katkı sağladı. Siyaset bilimi alanında lisans eğitimimi tamamlamamdan ötürü işimle alakalı konulara aşinaydım ayrıca gündemi sıkı takip eden de biriydim. Fakat özellikle ekonomi alanında yapılan açıklamaları kavramakta 2,5 yıl öncesine göre oldukça yol katettim diyebilirim. Veriyi okuyup anlamak, sadeleştirmek ve görselleştirip bir çok kişiye ulaştığını görmek gerçekten oldukça keyifli bir iş. Şu anda bu alanda kendime daha yeni neler katabilirim diye daha da üzerine düşmek istiyorum. Veri Kaynağı’nın bütün etaplarında birlikte çalıştığım arkadaşım Cemre ile her gün yeni bir şeyler öğrenip hem sitemizde hem de sosyal medya hesaplarımızda hayata geçirmeye çalışıyoruz. Çünkü Veri Kaynağı gelişmeye ve ilerlemeye oldukça müsait bir girişim. Biz de bu heyecanla başladığımız günden bu yana üstüne ekleyerek ilerletmeye çalışıyoruz.

7-Veri Kaynağı ve Doğruluk Payı atölyeler düzenliyor, kısaca bahseder misiniz, çıktıları nasıl oluyor?

Evet, her ikisi de yıl boyunca süren yaklaşık 20 kişilik Türkiye’nin farklı illerinde gerçekleşen atölye çalışmaları düzenliyor. Atölye illerimizi belirledikten sonra sosyal medya kanallarımızdan atölye ilanını kullanıcılarımıza duyuruyoruz. Aslında her iki atölyede de ortak amaç kamuya açık, güvenilir veriye nasıl ulaşılacağına dair metodolojik bir eğitim vermek.
Doğruluk Payı atölyelerinde katılımcılara fact-checking kavramı anlatıldıktan sonra Doğruluk Payı örnek içerikleriyle beraber iddia seçimi, kaynak araştırması, puanlama ve analiz hazırlama eğitimleri veriliyor. Ardından katılımcılarla gruplar halinde gündemdeki konulardan örnek bir iddia seçip onun analizini yapıyoruz.

Veri Kaynağı atölyelerinde ise akışın büyük bir kısmını uygulama çalışmaları oluşturuyor. Veri görselleştirme aracı olan Tableau ve The Atlas programlarının kullanılışını aktarıp verdiğimiz data setleriyle katılımcıların görselleştirme yapmasını istiyoruz.

8-Türkiye’de STK’larda ve veri odaklı çalışmak isteyen öğrencilere gençlere ne gibi tavsiyelerin olacak, nereden başlasınlar?

Günümüzde ücretsiz birçok programa ulaşım imkanı var. Udemy gibi platformlar sayesinde de düşük ücretlere bu tarz programların kullanımını rahatça öğrenip kendilerini iş hayatına hazırlayabilirler. Aslında her şey elimizin altında yalnızca biraz daha araştırmacı olmak gerekiyor.