John Burn-Mudoch’un etkili veri görselleştirmesi dünyanın coronavirüsü anlamasına nasıl yardım etti?

Jason Forrest
https://medium.com/nightingale/how-john-burn-murdochs-influential-dataviz-helped-the-world-understand-coronavirus-6cb4a09795ae

Çeviren: Pınar Eldemir
Voyd gönüllüsü, doktora öğrencisi

“Benzeri görülmemiş” kelimesini son günlerde çok fazla duyuyoruz. Bu sanki yaşadığımız dünya dağılırken kullandığımız bir dil ve hiçbir kelime coronavirüsü salgının bize getirdiği yeni gerçekliği konusunda yeterli kalmıyor. Seyrek ve analiz etmesi zor olan veriyle sınırlı olduğumuz için, geçtiğimiz ayı yaşamak bazı sorulara cevap vermede adeta bir çığ getirdi.

İnsanların her şeyi anlamlandırmaya çalışırken veri görselleştirmesinin insanlara yardım etmesinin rolünün ne kadar önemli olduğunun etkili birkaç veri gazetecisi başta olmak üzere pek çok kişi altını çizdi. Bunlardan bir tanesi 11 Mart’ta ülkeler arasındaki enfeksiyon oranlarının yörüngesini karşılaştıran ilk günlük grafiğinin pandeminin İngiltere ve ABD’de henüz yeni başlayan bir trend olduğunu anlatarak dünya üzerindeki milyonlarca kişiye yardım ederek çıkış yakalayan Financial Times yazarı John Burn-Murdoch.

John her gün coronavirüsü salgını hakkında analiz yapmaya ve raporlar hazırlamaya devam ediyor, bu yüzden de Nightingale ona böyle yoğun bir gündemde deneyimleri hakkında konuşmayı kabul ettiği için inanılmaz derecede müteşekkir.

Jason Forrest: Coronavirüs ile olan karşılaşmanız nasıl başladı?
John Burn-Murdoch:
Bu benim bir veri gazetecisi olarak karşılaştığım en büyük hikâye, habere çıktığı zaman sadece sizin bildiğiniz bir hikâye, bu bizim hikayemiz. Bizim sorumlu olduğumuz bir süreç yok, bu öylece olan bir şey ve bir gazeteci olarak “tamam, bu iş bende” diyorsunuz.

JF: Bu hikâyeyi anlatırken kullanacağınız grafiklere nasıl karar verdiniz?
JBM: Bu gibi örneklerde olduğu gibi birilerinin adımlarını takip etmek ve farklı fikirlerin geldiği yerlerde çalışmak her zaman zordur. Çünkü bu gibi durumlarda olan şey, hele ki veri görselleştirmede (ve özellikle bunun gibi yoğun hikayelerde), her şeyin bir yerlerden geldiğidir.

Şimdi 50 kadar yaptığım o grafiği tekrarlarken farklı farklı birçok diyalog kurdum. Bir tanesi İspanya ve İngiltere’deki vaka ve ölüm sayılarını İtalya ile kıyaslamak isteyen gazetecilerimizden biriydi. Eğer doğru hatırlıyorsam 10 Mart günüydü. Ona baktığımız veriyi göstermek için tüm grafiği alıp alamayacağıma bakmam gerektiğini söyledim.

İlk mailde bugün neredeyse her gün yaptığımız grafiklerden bir bölümünü yaptım. Bir tanesi doğrusal düzlemde ve bir tanesi de logaritmik düzlemdeydi ve her ikisi de benim “işte tüm bunlar beş ülkeyle ilgili sunabileceğim ve bütün ülkelerin İtalya ile aynı yolda gittiğinin kaçınılmaz olduğunu ortaya konan veriler” deme şeklimdi.

Yani, ilk versiyon (0.0) sadece çok sert bir ggplot R grafiğiydi. Sanırım birisinin “FT’nin insanlaron İtalya ile ilgili nerede durduğunu gösteren ve hepimizin o yöne gidip gitmediği sorusuna kesin olarak bir cevap arayan grafiği olmalı mı?” sorusunun sorulduğu toplantı bunun bir gün sonrasında editörlerle yaptığımız sabah toplantımızdı. Bu şahane ve ilginç soruyu editörlerden duyar duymaz “harika, dün yaptığım grafiği kullanabilirim ve hatta bunların daha iyi versiyonlarını yapabilirim” diye düşündüm. Bu şekilde FT’deki süreç başladı.

Ancak grafiğin tüm bileşenlerinin diğer insanların çalışmalarında da dolaştığına son derece eminim. Şimdiye kadar çoktan birçok grafik yapan ve 100 tane onaylanmış vakayı başlangıç noktası alma fikrini kullanan John Minton isimli birisini tanıyorum. Epidemoloji uzmanlarıyla yapılan pek çok konuşmada böyle grafiklerde ilk vakadan başlanmayacağını çünkü bir ülkenin tek bir vakası olduğu zaman tam olarak salgın olduğunun söylenemeyeceğinin altının çizildiği konuşmalarla karşılaştım. Yani eğer ülkeler arasında karşılaştırma yapmak istiyorsanız, grafiğinizin epidemiyolojik olarak benzer başlangıç noktalarında sabitlenmiş olmasını istersiniz.

Sonrasında -daha önce söylediğim gibi- günlük eksen için daha önce yaptığım orijinal bir günlük ve bir de doğrusaldı. Bunu yaparken hemen belli olduğu gibi günlük olan diğerine göre daha kullanışlı olacaktı. Yoksa tamamen kaybolmuş ve grafiğin sol alt köşesine sıkışmış bir sürü ülke olacaktı. Ek olarak, özellikle Twitter’da açıkladığım gibi, bir virüsle uğraştığınız zaman bunun katlanarak yayıldığını görürsünüz. Bu yüzden de yaptığım mantıklı geldi.

Günlük ölçekteki bir diğer nokta, benim için, grafik yaparken uğraşmak zorunda olduğunuz görsel bant genişliğinin miktarı ile ilgili. Üstel büyümeyi çizmek için doğrusal bir ölçek kullandığınız zaman, görsel bant genişliğinin çok büyük bir kısmı giderek eğimli hale gelen eğri tarafından alınır. Eğer tüm bu eğrilerin üstel eğriler olduğunu biliyorsak o zaman doğrusal y eksenine sahip doğrusal bir ölçek kullanmak sadece tüm bu ülkelerdeki üstel oran bir oranda görülenleri göstermek için çok fazla yer kaplayacaktır.

Zaten öyle olduğunu bildiğimiz şeyler için bunu yapmak da çok fazla yer harcamak gibi geliyor. Günlük ölçeği kullanarak görsel bant genişliğinizi farkı büyüme oranlarının eğimini görmek için kullanırsınız. Bütün ülkelerin sadece aynı eğriyi yaptığına bakmak için bu kadar çok yer harcamazsınız.

JF: “Ne olmuş yani” noktasından gelip grafikleri “görmek” çok kolay. FT çalışanları arasında paylaşmaya başladığınız zaman aldığınız ilk tepkiler nasıldı? Yaptıklarınız hemen bir başarı kazandı mı?
BM: Asıl mesele bu, şimdiye kadar yaptığım her şeyden çok daha fazla olacak biçimde bu iş benim geçtiğimiz ay yaptığım her şeyi etkiledi.

Çıkan ilk format zaman içindeki vaka sayılarının kümülatif sayılarını veriyordu. Bu, hemen hemen tüm batı ülkelerinin İtalya ile aynı doğrultuda gittiğini gösteriyordu. Tabii ki, o zamanlar, İtalya tüm bu şeyin başlangıç noktası gibi görülüyordu. Dolayısıyla bu grafik hepimizin oldukça korkunç bir şey geçirdiğini ve sadece birkaç gün içinde tüm ülkelerin buna benzer şeyler yaşayacağı konusunda emin olduğumuz duygusal olarak son derece güçlü bu noktanın grafiğiydi. Bence bu mesaj geometri seçimi gibi kadar çok şeye denk düştü.

İlk format bu büyük geri dönüşler, büyük tepkiler aldı ve herkes grafiğin kendisi içindeki mesajı onaylar gibi gözüküyordu. Bu yüzden o andan itibaren sadece korona virüsünün kaçınılmazlığını idare etmek ve İtalya ile benzer durumdaki ülkelerin nasıl yokuş aşağı gittiğini gösteren bir noktaydı, ki bunu bir günden diğer güne güncellememiz bizim için son derece olağan olacaktı.

 

Bizim zaten FT’de corona virüsü takip sayfamız var. Sanırım bu sadece bir harita ve veri tablosu ama biz zaten korona virüsü hakkındaki temel grafikleri gösterdiğimiz günlük güncellenen bazı şeyler yapıyoruz. “Ah, tamam güzel orada son derece güçlü şekilde sesi çıkan yeni bir grafiğimiz var. Bu yüzden buraya sadece sayfa ekleyeceğiz” demek kolaydı. Gerisi tarih oldu çünkü o zaman mesele sadece bu grafiğe yapılacak ek grafikler ve mevcut tasarımların tekrarlanması meselesiydi.

JF: Geçtiğimiz ay grafiklerde temelde 50 değişiklik yaptığınızı söylediniz. Gerçek grafiklerle ya da işinizle olan ilişkiniz bu sürede nasıl değişti?
JBM: Bu soruyu sorma şeklinizi sevdim. Bence grafik ve işle bir ilişkimin olması fikrinin çok uygun bir terim olduğunu düşünüyorum. Çünkü özellikle evden çalıştığımız bu karantina döneminde günlük rutinimin çok yakın bir parçası olmuş gibi hissettiriyor.

Ama evet çok değişti çünkü başlangıçta bu insanların güçlü bir şekilde hissettiği grafiklerin güncellenmesi ihtiyacı ve İtalya’nın salgın salgın gidişatını takip eden ülkelerin meselelerini vurgulamaya devam etmeleri için acil bir ihtiyaçtı. Bu ilişki dinamiğinde değişen pek çok farklı şey var. Bir kısmı da hikâyenin kendisinin değişmesi. Kümülatif toplamdan çok günlük enfeksiyon ve ölüm sayılarına bakan biraz daha farklı bu grafiklerle atağa geçtiğimizi göreceksiniz çünkü hikâye gerçekten devam ediyormuş gibi hissettiriyor. Hangi ülkenin en çok vaka ya da ölüm ya da X ülkesinin Y ülkesine ulaşmak için kaç günü kaldığını saymak yerine, artık enfeksiyon ve ölüm açısından her bir ülkenin kendi zirvesine ulaşmasının ne zaman olacağı ve kısıtlamaların ne zaman esnetileceği sorularını sorma zamanı.
Bu grafiklerin algılanma şekli de son derece değişti. Benim için, bu, insanların FT okuyucularının ötesine geçerek kendilerini korona virüsü haberlerini tecrübe ettikleri ve görsel gazeteciliğin bir parçası olan tamamen benzersiz bir şey.

2016 seçimlerinde The New York Times’da buna benzer bir şey vardı ve seçim grafikleri ile diğer seçimler için eş zamanlı bir şey yaptılar ve biliyorsunuz bu şu an burada olan şey gibi aslında. Birkaç gece önce sıklıkla yaptığım grafiklerin sadece bir alt kümesini yayınladım çünkü zaten ben bunlarla uğraşırken gecenin çok geç saatiydi ve “diğer grafikler nerede” diyen insanların sorularına boğuldum. Artık her gün yüzlerce mail ve mesaj alıyoruz ve bu sadece grafiklerle ilgili üstelik. Direkt benim aldığım mailler var, ekibimizin mail adresine gönderilen mailler ve Twitter DM’den gelen birçok mesaj var.

Yani benim için en büyük değişiklik, FT editörlerine göre, şimdi gerçekten binlerce insanın hayatının bir parçası olan bir şeye öncülük etmek oldu- şimdi buna ek olarak ikincil paydaşlar devreye giriyor. Ve biz- profesyonelden çok kişisel seviyede olsa bile- bir gün içinde aldığımız birden fazla çok ilginç yorumların ve değerli geri bildirimlerin olduğunu, bir şeyler bekleyen insanlar olduğunu ya da bu grafiklerle yapabileceğimiz başka şeyler olduğunu biliyoruz. Kâğıda pikselden bir şeyler yapıştıran birisi olarak, bunun daha önce sahip olduğum her şeyden çok farklı bir dinamiğe sahip olduğunu söyleyebilirim.

 

Geçmişte önemli meseleler hakkında çok farzla grafik yapmıştım ama onlar resmen “yayınla ve unut” tarzındaydı- bir şey yapıyorsunuz ve orada kalıyor. Oysa biz burada haftada bir ya da gün aşırı aralıklarla ufak değişiklikler yapmak istiyoruz. Bu çok daha kapsayıcı bir süreç.
Bunu bir kenara bırakacak olursak, tüm bu süreç bittiği zaman kamusal katılımının ve veri görselleştirmesine yönelik tepkilerin olduğu şahane bir kaynak olacağını düşünüyorum. Şu an grafiğimiz hakkında yazılmış binlerce geri bildirime ve neyi sevdiğini, neyi sevmediğini söyleyen insanlara sırtımızı dayadık ve x’i ve y’yi düşündük mü acaba diyebiliyoruz.
Yani evet, ben bir gün sadece önemli bir şey anlatan bağımsız bir grafik yaptığımı düşündüm ve 30. günde- her ne yapıyorsak- bu FT’den bir şeyler bekleyen ve ona güvenen insanların olduğu geniş bir kitlenin ürünü. Bununla birlikte, FT’deki bu grafiklerin olduğu sayfa şimdiye kadarki en çok okunan FT sayfası oldu. Ben bizim tam da burada gelecekte “haber yaparken veri görselleştirmesi nedir” diyen herkes için yeterince “güven” inşa ettiğimizi düşünüyorum.

https://medium.com/nightingale/visualizing-coronavirus-impact-an-interview-with-the-reuters-graphics-team-373296bc6118

JF: Bu harika, kesinlikle harika. Daha geniş ve küresel bir kitleden çok büyük miktarda girdi ve yanıt aldığınızı söylediniz. Hayatınızda bunun ne gibi karşılıkları oldu?
JBM: Bu mükemmel bir soru. Bunun hakkındaki en iyi şey iş akışının içindeki yapılması gerekenleri kolaylaştırmak için oldukça önemli bir teşvik olması. Bunu farklı şekillerde cevaplayacağım ama gerçekten çok hoş.

Bu grafiklerin ilk halini ggplot formatında yaptım ve çizim programında onların hepsini toparladım. Hızlıca D3’e çevirdim çünkü bu bize hızlı bir şekilde farklı grafiğin farklı stilleri ve boyutlarını yapmamızı sağlıyordu. Ancak büyük dönüm noktası birkaç hafta önce son birkaç engel toparlamayı başardığımda geldi ve şimdi tüm bu şey bana ya da ince bir ayar yapmama gerek kalmadan tarayıcıdaki D3’te mevcut ve bu sayede 15 dakika içinde burada 20 dakika içinde de orada kaydediyor. Bunu yapmak ve buna devam etmek gerçekten çok güzel oldu.

Bunu yapmak gerekliydi çünkü öbür türlü benim için zaman açısından her gün uğraşmam gerektiği için çok büyük yük olacaktı. Zorluklardan biri ülkeler kendi günlük güncellenmiş verilerini yayınladıklarında burada neredeyse akşam olmasıydı. Bugün, örneğin- ve eğer sadece şimdiye bakarsak- biz hala en çok dikkatimizi çeken Fransa, Almanya ve Türkiye ile ilgileniyoruz. Tabii ki şimdiye kadar ABD’den kısmi olarak veri aldık. Benim için grafikleri zamana uygun güncellemek için- böylece grafiklerdeki sayılarla uyuşan haberler yazabiliyoruz- gerçekten akşam güncelleme yapmamız gerekiyor. Bu yüzden çizelgeleri güncellemeye genellikle saat 18.00 gibi başlıyorum.

Bu sadece benim ne kadar inek olduğumun göstergesi ama geçen gece bir sonrakinde nerede daha ne yaparak zamanı iyi kullanabileceğimi anlamak için geçen gece her bir grafiği güncellerken zaman tuttum. Bu, diğer yarımla yaptığım konuşmadan hemen sonra akşamlarımı nasıl geri alabilirim sorusuna yanıt ararken yaptığımız bir şeydi.

Akşam 18.00’da başlayıp yaklaşık 1 saat 45 dakikada biten bu sürenin 3’te 1’i ilgili veriyi toplama ve temizleme, 3’te 1’i grafiklerin olması gerektiği gibi görüntülenmelerini sağlamakla ve bazı ek açıklamalar eklemekle geçiyor. Sonraki 3’te 1’i ise bunları bizim yeni hikayemize koymak ve bununla uygun olacak yorumları yazmak için kullanıyorum. Akşam 18.00’dan 20.00’a kadar bununla uğraşmak hala asıl işimin olduğu gerçeğini değiştirmiyor
Ekiple saat sabah 10.00’da toplanıyoruz ve günün geri kalanı diğer günlük korona virüsü haberlerini yapmakla geçiyor. Bu grafikler ve bu sayfa ekibimizin FT’de dahil oldukları içinde oldukça küçük bir yeri kaplıyor yani. Şu anda ben farklı ülkelerdeki karantina süreçlerinin yarattığı etkiye, korona virüsünün çevre ve kirlilik üzerinde ne yarattığına ve Çin’in kademeli olarak yeniden açılmasını izlediğim bir işle ilgileniyorum. Sonra akşam 18.00 gibi ekibin Slack kanalı el sallama emojileri (🖐)ile doluyor, bu da benim ve birkaç kişinin ikinci vardiyasının başladığı anlamına geliyor.

Bu anlamda gerçekten çok büyük olay oldu. Başka birisine tarif ettiğim gibi, aslında aylardır her gün seçim gecesi vardiyası yapıyor gibiyim. Yani hızlı hareket eden verilerle dolu bir hikâyeyi içeren heyecanlı ve adrenalin dolu bir durum var ama ertesi gün yalan olması mümkün değil çünkü tekrarlanması gereken bir şey bu. Yani evet, son derece yoğun.
Bu yoğun veri görselleştirme hikayesinin bir parçası olmayı çok sevdim ama hem iş hem özel hayatımda bunun çok daha ötesinde yapmak istediğim bir sürü şey var, geçtiğimiz ay daha fazlasını yapmayı isterdim. Biz hala bir ekip olarak bu hikâyeyi ele almak için yoldayız ama asıl fikir bunu otomatikleşmiş ve rutin süreçleri olan, geçtiğimiz aydan bugüne kadar benim de yoğun biçimde dahil olduğum düzenleyen bir ekibe olan ihtiyacın azalması.

 

JF: Evet kesinlikle mantıklı. Bu, daha sürdürülebilir bir şeye doğru gerçekleşen doğal bir ilerleme. Değil mi? Bu süreçte her adımın otomatikleşip kaydedildiği bir sürecin gerektiğini varsayıyorum. Yani doğru teknolojiye sahip olmak için zamanınız vardı…
JBM: …son noktada şunu söyleyebilirim bu aslında bizim şu anda üzerinde çok fazla durduğumuz ve hızlandırdığımız bir şey. FT’nin web sitesinde grafiklerde değişiklik yaptığımızda izlediğimiz ve bunları açıkladığımız küçük bir kutu var. Yapmak istediğimiz şey bunu daha açık bir şekilde bir ürüne dönüştürerek okuyucuların nerede neden değişiklik yaptığımızı, işleri nasıl yürüttüğümüzü ve neyin nerede değiştiğini gördükleri bir şey haline getirmek. Bunun bir grafikten bir ürüne dönüşmesi bu konuyu böylesine benzersiz kılan şeylerden bir tanesi oldu.

JF: Son soru: Bu konuda bu kadar çok insanla iletişime geçmiş olmanız hakkında paylaşabileceğiniz herhangi bir anekdotunuz var mı?
JBM: Geçtiğimiz birkaç haftada yüzlerce mesaj alışverişinde bulundum ve aralarında iyi birkaç tane var. Ama aslında daha az komik olan ve bu gibi konularda görüşlerin gücü hakkındaki hassasiyetin ilginç bir örneği olarak şu oldu: bu serinin içindeki temel grafiklerden bir tanesi korona virüsün sebep olduğu günlük ölüm sayılarını gösteriyor ve “Her gün İngiltere ve ABD’de geçen günden daha fazla ölüm var” cümlesini içeriyor. Ne zaman bir ülke hakkında olumsuz olabilecek bir açıklama yapsanız (ki bu örnekte bazı kişiler böyle yapabilir) “ülkemi aşağıya indirdin” diyen ve birazcık fanatik tepki veren insanlarla karşılaşacaksınız.

 

Bunun özellikle karmaşık bir konu olmasının nedeni, bu durumda, karşı karşıya olduğumuz korona virüsü olan ülkelerden günlük olarak aldığımız verilerin kalitesi açısından son derece sorunlu olabildiği. Bu aslında bir dereceye kadar doğru ve ben şahsen her gün haberlerde gördüğümüz ve duyduğumuz günlük rakamların aslında yazıldıkları gibi olduğunu düşünmüyorum. Çünkü şu anda bildiklerimizden- hatta İngiltere ve ABD gibi ülkelerde- günlük sayılar ve bu ölümlerdeki dalgalanmalar virüsün gerçek yayılmasının nasıl raporlandığı ile son derece ilgili.

Örneğin, her Pazar ve Pazartesi İngiltere’de (ve bunun ABD için de doğru olduğunu düşünüyorum) ölümlerin sayısı düşüyor. Yani her Pazar ya da Pazartesi- bu gerçek bir perde arkası hikayesi- ben bazı okuyuculardan başlıklarımızda ölümlerin kendi ülkelerinde her gün arttığını ama Pazar/Pazartesi bu sayıların düştüğünü bu yüzden de başlıkların yanlış olduğunu düşündüklerini söyledikleri mailler alıyorum. Ve onlara “Bakın, bu karmaşık. Buradaki günlük verinin yanlış bir hassasiyet seviyesine sahip olduğunu düşünüyoruz ve bu sebeple grafiklerimizde yedi günlük hareketli bir ortalama değer kullanıyoruz. Bu da aslında virüslerin yayıldığı bir haftalık yol için daha iyi bir sonuç sağlıyor. Asla en yoğun bir gün olmayacak, bu dönem zaten yoğun bir dönem. Başlıklarımız bu yedi günlük hareketli ortalamanın halen yükseliş eğiliminde olduğunu gösteriyor diye cevap veriyorum. Hala “söylediklerinizi anlamıyorum ama başlıklarınızın kesinlikle doğru olmadığını düşünüyorum” diyen mailler alacağım. Sonra da tıpkı bir çalar saat gibi, her Salı, hafta sonu birikmiş ölüm sayılarının listesi yayınlanacak.

Yedi günlük hareketli grafik kullanmak gibi- daha dürüst olmaya ve burada gerçekten ne olup bittiğine dair daha anlamlı bir sonucu resmetmeye çalışmak gibi garip şeylerden sadece bir tanesi. Bu detayların aslında son derece yanıltıcı olduğunu ve virüsle ilgili olan şeyleri yansıtmadığını bilsek ve bunları açıklasak bile insanlar ufak tefek detaylara gerçekten takılacak. Yaptığımız şey açıkça olup bitenin daha doğru bir resmini sunmaya çalışıyor olsa da bunlar insanların odaklandığı ve editörün yaptığımız şeyler hakkında en sert biçimde eleştirildiği şeyler.

Burada mesele bunun insanların gerçekten odaklanması ve bunun hakkında güçlü hisleri olması. Şimdi belki yüzlerce insanlar ne tür bir ortalama kullanmamız gerektiğini ya da her hafta trendde olan bir şeylerin artacağını ve bunun için ne gibi bir ölçek kullanmamız gerektiğini konuştuğumuz büyük tartışmalara giriyoruz. Yani evet, genel olarak bunun duygu yoğunluğu çok büyük ve böyle bir şeyin tam da kalbinde olmak inanılmaz. Yine de bazen oldukça stresli olabiliyor.

 

 

 


Çalışma yönetimin detayları:

 

Orijinal kaynak: https://medium.com/nightingale/how-john-burn-murdochs-influential-dataviz-helped-the-world-understand-coronavirus-6cb4a09795ae