Veri Analisti Hazel Kavılı: “R öğrenmek için bilgisayar ve İnternet’ten başka bir şeye ihtiyacınız yok”

0
395
Hazırlayan: Pınar Şahin  Veri Muhabiri, Voyd Üyesi

 

 

 

 

Veri Hikayeleri; Hazel Kavılı

Hayatının bir döneminde veriyle uğraşmış, çalışmış insanlarla bir araya gelip sizler için onlara kendi hikayelerini soracağım. Sivil toplum kuruluşlarından(Stk), topluluklara; akademiden, özel sektöre ilgiyle takip ettiğimiz birçok alana dair merak ettiklerimiz ve daha nicesi…İlk röportajımı, R-Ladies Türkiye kurucusu Hazel Kavili ile gerçekleştirdim. Hazel, kendi yolculuğuna, topluluğa ve veri bilimine dair birçok sorularıma cevap verdi. Veri denilince aklınıza ilk ne geliyor. Büyük veri(Big data), açık veri, Facebook, Instagram, Twitter, yalan haber, fotoğraf, resim, oyun, Panama Belgeleri…. Listenin uzayacağı aşikar.

Benim için Veri;
Bilginin en küçük yapı taşı olan veri, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Duyu organlarımızla algılayabildiğimiz, ya da algılayamadığımız; paylaşabildiğimiz, ya da paylaşamadığımız her şey. Bizim dışımızda bir dünya var ve bunu ayakta tutan en temel şey biri. Tıpkı evrenin genişliği ve büyüklüğü hakkında en ufak bir tahmin yapamıyorsak bu veri ve veri bilimi için de geçerli. Sonsuz bir okyanus, evren misali..

Yaşamı algılayış ve yaşayış bakımından hepimiz birbirimizden oldukça farklıyız. Buna bağlı olarak herkesin veriyi tanımlama, algılama ve işleme şekli de birbirinden farklı olacaktır. Önemli olan bu okyanustan ne derecede beslendiğimiz; elimizdekini ne için, ne amaçla kullandığınız. Bir önceki yazımda veri gazeteciliği ile tanışma hikayemden, bana ilham olan kişilerden ve nasıl çalışmalar yaptığımdan bahsetmiştim. Benim gibi veriyle çalışmaktan keyif alan isimlerle bir araya gelerek, onlar için veri ne anlam ifade ediyor öğreneceğim. Bu isimlerden biri olan, R-Ladies Türkiye kurucusu, Hazel kavili ile Veri Hikayeleri serimin ilk röportajını gerçekleştirdim. Hazel, çalıştığı iş nedeniyle şu an Helsinki’de yaşıyor. Bu nedenle kendisiyle e-posta üzerinden röportajımı gerçekleştirmek durumunda kaldım. Duyduğuma göre, Hazel ukulele çalmayı ve Lindy hop yapmayı çok seviyormuş. Ayrıca kendi 2016 yılından beri NASA’nın bir parçası. Daha fazlası yazının devamında.. 🙂

1-Hazel Kavılı kimdir, öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar! Ben Hazel! Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik bölümü (lisans ve yüksek lisans) mezunuyum. 5 yıldır veri analisti olarak çalışıyorum, 2,5 yıldır da mobil oyun verileriyle uğraşıyorum. Son on aydır Helsinki’de yaşıyorum. Seriously isimli oyun firmasında çalışmak için İstanbul’dan taşındım. Müzik ve dansla uğraşmaktan keyif alıyorum; ukulele çalmayı ve Lindy hop yapmayi öğreniyorum. Bunları yapmıyorsam da kırmızı battaniyemin altında kitap okuyup, bazen de alanımla ilgili online kurslar alıyorum.

2-Sizce veri (her türlü veri) nedir, ne işe yarar, sizin hayatınızda nasıl bir yeri var?

Son günlerde bir çalışma için eski notlarıma bakıyordum, yanımda getirdiğim Fikri Akdeniz’in Olasilik ve İstatistik kitabından tekrar bir şeyler çalışmaya başlamıştım. Benim elimdeki baskısı 2002 yılına ait ve orada veri nedir nasıl toplanır sorusuna verilen yanıta bakınca gecen 17 yılda ilerlememizi düşündüm:  “Bir araştırmacı tarafından gözlemlerden elde edilen sayısal olan ya da olmayan sonuçlara bilimsel araştırmalarda veri denir ve 4 farklı yolla toplanir: Yayınlanmış kaynaklardan, tasarlanmış bir denemeden, anket sonuçlarından, gözlem sonuçlarının toplanmasından.”

Şu anda ise veri kaynakları saymakla bitecek gibi değil. Bir resim, yolladığınız bir mesaj, oynadığımız bir oyun, arama motoruna yazdığımız bir kelime “veri” olarak işlenebiliyor.
Günlük hayatımda tabii ki işim gereği oyun verileriyle uğraşıyorum ama ayrıca kol saatimden uyku düzenimi, attığım adımları; üye olduğum bir sayfa sayesinde günlük dinlediğim şarkıları takip edebiliyorum. Bunlar takip etmekten en keyif aldığım verilerim 😀

3-R programlama dili nedir, kimler öğrenebilir, nerelerde kullanılır, programı öğreneceklere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

R, ücretsiz bir istatistik hesaplama ve grafik çizdirme yazılımıdır. R Studio ise R programlama dili için oluşturulmuş entegre geliştirme ortamıdır. Ocak 2018 itibariyle tüm dünyadan kullanıcıların destekleri sayesinde reposunda (CRAN) 10.000’den fazla paket bulunmaktadır. Bu paketler sayesinde birçok istatistiksel analizi, grafik çizdirme, veri temizleme ve manipülasyon işlemini, web sayfası ya da interaktif doküman hazırlamayı çok hızlı ve etkili şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

R öğrenmek için bilgisayar ve internetten başka bir şeye ihtiyacınız yok diyebilirim 🙂 Türkçe kaynakların da çogaldığını göz önüne alırsak (yine de İngilizce bilmenin bir artısı olduğu kesin) çok hızlı bir öğrenme süreci olacagina eminim! R dilini istatistikcilerden sosyal bilimcilere, ekologlardan gazetecilere kadar birçok alandan arastırmacı kullanıyor ve geliştirilmesine yardımcı oluyor. O yüzden meraki olan herkesin hiç tereddüt etmeden baslamasını öneririm.

4-R-Ladies ekibiyle nasıl tanıştınız, İstanbul ayağını kurmak nasıl bir serüvendi?

2016 yılının ağustos ayında katıldığım Linux Yaz Kampı, bir toplulukla beraber güzel işler yapılabileceğini çok güzel göstermişti bana. Ben de döndüğümde çok sevdiğim R dilinin uygulamalarının, eğitimlerinin yapıldığı bir organizasyon aradım. Aramalarım sonuçsuz kalınca, İstanbul için neden bir R topluluğu oluşturmuyorum diye düşünürken Meetup.com sayfasında R-Ladies diye bir oluşum olduğunu gördüm ve amaçladığı şeyleri okuduğumda aslında tam da içinde bulunmak istediğim organizasyonu keşfettiğimi düşündüm. İlk işim organizatörlerden birine hemen bir mail atmak oldu. O kadar sıcak ve heyecanlı bir karşılama maili geldi ki ben de bir an önce başlamak için ilettikleri “başlangıç paket”ini okumaya başladım. Yakın bir arkadaşımdan da, ofislerinde bir tanışma toplantısı yapabileceğim konusunda destek alınca Ekim 2016’da “haydi başlayalım!” dedim.

2.5 yılda 20’den fazla etkinlik düzenledik, gerçekten büyük bir gurur bizim icin!”

5- Türkiye’de R-Ladies nasıl faaliyetler yürütmektedir, gelecek planlarından söz eder misiniz?

2.5 yılda 20’den fazla etkinlik düzenledik, gerçekten büyük bir gurur bizim icin!
Etkinlikleri Meetup.com ve Twitter üzerinden duyurduğumuzdan beri her ay katılımcı sayımız artıyor. Etkinlikler için ayırabileceğimiz kontejyan her defasında yetmiyor. Ağırlayamadıklarımız için üzülüyor ve takipte kalıp, bir sonraki etkinliği yakalamalarını bekliyoruz. Ama tabi boş durmuyoruz, daha büyük yerlere geçebilmek için görüşmeler yapıyoruz. 2019 eylul itibariyle de yeni sezona başlamayı planlıyoruz. Sizin aracılığınızla da söylemiş olalim tekrar, ekibimize arkadaşlar arıyoruz!

6-R-Ladies Global ekibi hakkında bilgi verir misiniz, Şu an Helsinki’de yaşıyorsunuz orada neler yapıyorsunuz ?

R-Ladies ise, 2012 yılında Gabriela de Querioz tarafından San Francisco’da R dilinin kullanımını kadınlar arasında yaygınlaştırmak için başlatılan bir organizasyondur. R toplulukları arasında cinsiyet çeşitliliğinin (gender diversity) artmasını, kadınların programlama dünyasında daha çok yer almasını, STEM (science, technology, engineering, math) kariyerlerinde ilerlemesini ve tüm dünyada yaygın olarak kullanılan R programlama dünyasında aktif olarak yer almalarını destekleyen bu oluşum şu anda tam 40’dan fazla ülkede 138 aktif gruba sahip. R dilinin yanında birçok programlama dilinde de uzman kadınlar tarafından hazırlanan organizasyon sayfasına r-ladies.org adresinden ulaşabilirsiniz. Logonun renginden, fontuna, sayfanın yapısından, etkinliklerin içeriklerine kadar tamamen ortaklaşa alınan kararlarla büyüyen/gelişen bir organizasyon R-Ladies.

Buraya tasindigim ay, R-Ladies Helsinki ekibi de çalışmalarına başlamıştı. Ben de onlara İstanbul’daki organizasyondan edindiğim tecrübelerimi aktarmaya devam ediyorum. Helsinki, İstanbul kadar kalabalık bir şehir olmadığı için arz-talep dengesi biraz daha kolay sağlanabiliyor. Geçtiğimiz mayıs ayında şu anda çalıştığım şirket (Seriously) de R-Ladies Helsinki’nin bir etkinliğine sponsor oldu, küçül bir toplulukla iyi bir eğitim gerçekleştirdik.

7-2017 yılında “NASA Datanauts” programına seçildiniz. Programın içeriğini, sürecini ve tecrübelerinizi aktarır mısınız?

2016 yılının ekim ayından beri yürüttüğüm R-Ladies Istanbul sayesinde dünyanın çeşitli ülkelerinden birçok R-Lady ile tanıştım. Onlardan bir kısmı NASA’nın başlattığı Datanauts etkinliğine katılmış, hem Twitter’dan hem de Slack grubumuzdan bazı paylaşımlar yapmıştı oluşumla ilgili. 2017 sonbahar sınıfının duyurusu yapıldığında da başvurmaya karar verdim.
Pekiyi Datanauts nedir, ne yapar, kimler datanaut olabilir? Son sorudan başlıyorum: isteyen herkes! Çalıştığınız, okuduğunuz alandan bağımsız başvurabilirsiniz. İlla ki kodlama, fizik, matematik alanlarında uzman olmanız gerekmiyor. Hiç bilmeseniz dahi bir sorun değil! Sosyal bilimcilerden, mühendislere, istatistikçilerden, dijital medyacılara, öğrencilere kadar geniş bir ağ mevcut.

NASA’nın birçok alandan insanları bir araya getirip, ortak çalışmalar yapabilecekleri, birbirleriyle iletişimde olacakları bir topluluk oluşturmak istemesiyle ve hepsinden de önemlisi openNASA sayfası altında kendi verilerini açmasıyla başlıyor süreç. 32 binden daha fazla data seti mevcut çalışabileceğiniz. Tabi ki hiçbir şekilde bu datalarla uğraşmayıp, oradan edindiğiniz arkadaşlarınızla -onlar da istekli ve zamanları varsa- projeler yapabilirsiniz.

Her gün binlerce kişinin oynadığı oyundan gelen verilerle daha iyi bir oyun yapabilmek için uğraşmak beni çok mutlu ediyor.

7-Neden oyun sektöründe çalışmak istediniz, parçası olduğunuz ekosistemden bahsedebilir misiniz?

Oyun sektörüne geçişim çok tesadüfi oldu. Bir yandan doktora derslerime devam ederken bir yandan da yarı zamanla olarak Wixot’ta çalışmaya başladım. 1,5 sene sonra da Helsinki’ye, Seriously’de calışmak için taşıdım. Oyun sektöründe çalışmak “oyun oynayarak para kazanmak” ile eş değer görülebiliyor (hiç kimseyi kandırmaya gerek yok, çokça oyun da oynuyoruz 😀 ) ama sanırım çalışmaktan daha keyif aldığım bir alan hatırlamıyorum. Her gün binlerce kişinin oynadığı oyundan gelen verilerle daha iyi bir oyun yapabilmek için uğraşmak beni çok mutlu ediyor. Kariyerime bu alanda devam etmek konusunda da kararlıyım diyebilirim. Finlandiya oyun sektöründe çalışmak isteyenler için çok uygun. Birçok büyük firmanın ofisleri var. Nokia gibi zamanının en büyük firmalarında yıllarca çalışmış mühendisler, Rovio gibi (Angry Birds’ten hatırlayabilirsiniz) oyun firmasında çalışmış tasarımcılarla ve yöneticilerle birçok konuda bilgi alışverişi yapıp kendinize bir şeyler katmanız mümkün.

9-Son olarak veri bilimcisi olmak isteyen adaylara ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Matematik ve istatistik öğrenmekle başlamak gerekiyor. Ardından ihtiyaca göre kullanılacak programlar öğrenilebilir. İnternet’ten öğrenemeyeceğiniz şey kalmadı neredeyse, onlarca kaynaktan kendilerini en rahat hissedeceklerini seçip çalışmalarını kendi hızlarında sürdürebilirler. Merakli olup soru sormak da bu alanda ilerlemek icin cok onemli 🙂

Bu güzel Röportaj için Hazel Kavılı’ya teşekkür ederim. Umarım birilerine ilham olur. Daha fazlası için VOYD ve R-Ladies Twitter hesaplarını takip edebilirsiniz. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere..