Vaka İncelemeleri

0
78

Bu bölümde, aralarında bir günde geliştirilen uygulamanın yanı sıra 9 aylık araştırmaya dayalı örneklerin de yer aldığı birkaç veri gazeteciliği projesine daha yakından bakacağız.

Veri kaynaklarının, seçimden harcamalara, ayaklanmalardan yolsuzluğa, okulların performansından suyun fiyatına dek her şeyin yayınlanmasına katkı sağladığını görüyoruz.

BBC, the Chicago Tribune, the Guardian, the Financial Times, Helsingin Sanomat, La Nacion, Wall Street Journal ve the Zeit Online gibi büyük medya kuruluşlarının yanı sıra California Watch, pass:[1Hack/Hackers1] Buenos Aires, ProPublica ve Friends of Januaria isimli Brezilyalı bir yerel yurttaş-gazeteci grubu gibi daha küçük inisiyatiflerden de bir şeyler öğrenmeye devam ediyoruz.

Fırsat Eşitsizliği Propublica

(Projede kullanılan) veri, 3000 öğrenci ve daha fazlasına sahip tüm devlet okullarını kapsıyordu. Böylece tüm devlet okullarında okuyan öğrencilerin dörtte üçünden fazlası temsil edilmiş oldu. Veriye, haber merkezimizden bir muhabir ulaştı ve Bilgisayar-Destekli Haber Müdürümüz de geniş ölçüde temizledi.

Yaklaşık 3 aylık bir projeydi. Toplamda 6 kişi hikaye ve haber uygulaması üzerinde çalıştı: 2 editör, 1 muhabir, 2 geliştirici ve 1 bilgisayar güdümlü haber yapan kişi. Ve birçoğumuz bu süre boyunca yalnızca bu projede çalışıyor değildi.

Proje gerçekten de bizim kombine yeteneklerimizi gerektiriyordu: Derinlikli alan bilgisi, en iyi veri pratiklerini kavrama, tasarım ve kodlama becerileri vb. En önemlisi de verinin içinden hikaye bulma kabiliyeti gerekiyordu. Ayrıca editörlük, sadece hikayeye ilişkin değil haber uygulamasıyla ilgili de.

Veriyi temizleme ve analiz için çoğunlukla Excel ve temizleme scriptlerinin yanı sıra MS Access kullandık. Haber uygulaması ise Ruby on Rails’te yazılmıştı ve ağırlıklı olarak JavaScript kullanıyordu.

Proje, hikayenin kısaca anlatımına ek olarak okuyuculara bu geniş ulusal veri setinden örnekler bulmaları ve konuyu daha iyi anlamalarını sağlayan etkileşimli bir haber uygulamasını da kapsıyordu. Bu uygulamayı kullanarak bir okuyucu, kendi bölgesindeki bir yerel okulu, örneğin Newark’taki Central High School http://goo.gl/HJVCf bulabilir ve bu okulun birçok alanda ne kadar iyi olduğuna dair bilgilere ulaşabilir. Ardından ‘Okulları Karşılaştır’ butonuna http://goo.gl/WrAIi tıklayarak diğer okulları, görece yoksulluk oranlarını, ileri matematik ya da (üniversite seviyesindeki dersler anlamında) ileri yerleştirme (Advanced Placement-AP) gibi önemli dersleri alıp almadıklarını görebilir. Bizim örneğimize göre, Central High okulu Millburn Sr. High okulunun gerisinde kalmış durumda. The Opportunity Gap ise Millburn öğrencilerinin yalnızca yüzde 1’inin Ücretsiz/ İndirimli öğle yemeği alırken yüzde 72’sinin en az 1 AP dersi aldığını gösteriyor. Daha uç olan diğer örnekte ise International High okulu öğrencilerinin yüzde 85’inin Ücretsiz/ İndirimli öğle yemeği alırken yalnızca yüzde 1’inin AP dersi aldığı görülüyor.

Bu örnek üzerinden, bir okuyucunun bildiği bir şeyi -yerel bir lise- bilmediği bir şeyi anlamak için kullandığını söyleyebiliriz: Eğitime erişimin dağılımı ve yoksulluğun bu erişim konusunda ne ölçüde öngörü sağladığı.

Uygulamayı ayrıca Facebook ile entegre ettik, dolayısıyla okuyucular Facebook’a giriş yaptıktan sonra uygulamamız otomatik olarak onlara ilgilerini çekebilecek okullar konusunda bilgi verebiliyor.

Bu haber uygulamamıza gelen tüm trafik mükemmel ve biz bu uygulamanın karmaşık bir hikayeyi anlatma biçimiyle özellikle gurur duyuyoruz; daha da önemlisi, uygulama okuyucuların konuya ilişkin kendi özel hikayelerini anlatmalarına da olanak sağlıyor.

Devlet kaynaklarından alınan veriyle başlayan birçok projede olduğu gibi, elimizdeki verinin çok iyi temizlenmesi gerekiyordu. Örneğin, aslında sadece 30 civarında AP dersi almak mümkünken, bazı okullar yüzlerce AP dersi veriyor gibi gözüküyordu. Bunun için birçok manuel kontrol yöntemlerinin yanı sıra teyit ve doğrulama için okullara telefon açmak gerekti.

Uygulamanın bir yakın ve bir uzak hikayeyi içermesi için de gerçekten çok emek verdik. Buna göre uygulamanın, okuyucuya ulusal ölçekli, geniş, soyut bir fotoğraf tanıtması, böylece eyaletlerin eğitime erişim konusunda birbirlerine göre neler yaptıklarını karşılaştırması gerekiyordu. Fakat bu soyutlama meselesi bazen okuyucuların kafalarının karışmasına da neden oluyordu, biz ise onların bölgelerindeki yerel okulu bulup onu o bölgede bulunan farklı yoksulluk derecesindeki okullarla karşılaştırmasını istiyorduk.

Bu tür projeler yürütmeye hevesli veri gazetecilerine tavsiyede bulunacak olsam, elinizdeki malzemeyi çok iyi bilmeli ve araştırmacı olmalısınız derdim! Gazeteciliğin diğer türleri için gerekli tüm kurallar burada da geçerli. Olaya ilişkin doğru bilgilere ulaşmalı, hikayeyi iyi biçimde sunmalı ve -can alıcı nokta- uygulamanızın yazdığınız hikayeyle uyuşmazlığa düşmediğinden emin olmalısınız. Aksi halde ikisinden birinde yanlışlık var demektir.

Bununla birlikte, eğer kod yazmayı öğrenmek istiyorsanız, en önemli şey sadece başlamak. Bunu ders alarak ya da kitap ve videolardan öğrenmeyi tercih edebilirsiniz ancak şundan emin olun: Bir proje için gerçekten iyi bir fikriniz var ve bitirip teslim etmeniz gereken bir tarih var. Eğer yalnızca haber uygulaması olarak ortaya çıkan bir hikaye varsa aklınızda, o zaman programlama bilmemek sizi durduramayacaktır.

Scott Klein, ProPublica
https://datajournalism.com/read/handbook/one/case-studies/the-opportunity-gap